BTİOYO Forumu


Efsane BTİOYO'nun en yeni ve en iyi forum sitesi!!!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Kin Kapısı ve İki Patriğin İdamı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
L.E.O
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 347
Rep Gücü : 5675
Kayıt tarihi : 26/10/09
Yaş : 33
Nerden : böyle güzelim?

MesajKonu: Kin Kapısı ve İki Patriğin İdamı   Paz Kas. 15, 2009 3:25 am

Osmanlı Döneminde iki Patrik, asılmıştır.

1.
Fener
Patriği III. Pantenios, Eflak ve Boğdan voyvodalarını isyana teşvik
ediyor. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa, Patriğin voyvodalara gönderdiği
mektubu ele geçirince Patriğin asılmasını emrediyor. Patrik III.
Pantenios, 24 Mart 1657 günü Parmakkapı’da asılıyor…

2. 1820-1821 Mora isyanı, Balkanlar’ın Memâlik-i Osmanî’den ayrılmasını sağlayan en önemli hareketlerden biri oluyor.

Mora’da
Binlerce müslüman kılıçtan geçirilmişti. Dönemin Padişahı İkinci
Mahmut, Sadrazam Benderli Ali Paşa’yı görevlendirmiş ve bu ayaklanmada
parmağı olanların derhal tespit edilmesini istemiştir. Yapılan
tahkikatta ve patriğin evine düzenlenen baskında, Patrik Beşinci
Gregorius’un “baskaldiriyi tesvik” ettiği tespit edilir. Ayrıca Rus
Çarı Alexandr`a yazdığı istihbarat mektupları ortaya çıkar ve
yargılanan patrik, halkı isyana teşvik etmek ve Devleti Osmani Aliye
ihanet etmek suçuyla “idam”a mahkûm edilir. İnfaz, Fener
Patrikhanesinin kapısı önünde
21 Nisan 1821 günü icra edilir.

Bunun
üzerine Patrikhane yönetimi, aynı yerde bir musluman asılana kadar bu
kapının kapalı tutulmasına karar veriyor. Mezkûr kapı, “KİN KAPISI” olarak anılıyor…
Patrikhane
yönetiminin bu kararından haberdar olan Osmanli devlet yetkilileri,
buna bir misilleme olarak, Patrikhane’nin bulunduğu sokağın adını “Sadrazam Ali Paşa” koyarlar. Bu kapı hala kapalıdır. Girişler, bu kapının solundaki küçük kapıdan yapılmaktadır


İDAM EDİLEN PATRİĞİN RUS ÇAR’INA MEKTUBU

Osmanlı Devletinde Rus sefiri olarak uzun yillar çalışan İgnatiyef,
“isyana elebaşılık etmek” suçundan Fener Patrikhânesi’nin kapısında
asılan, Patrik Gregorius’un, Rus Çarı Aleksandr’a yazdığı mektuba
hâtırâlarında şöyle yer veriyor:

- “Türkleri
maddeten ezmek ve yıkmak gayr-ı mümkündür. Çünkü Türkler, çok sabırlı
ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i nefis
sahibidirler. Bu hasletleri de, dinlerine bağlılıklarından ve kadere
rıza göstermelerinden, an’anelerinin kuvvetinden, padişahlarına,
kumandanlarına, büyüklerine itaat duygularından gelmektedir. Türkler
zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk ü idare edecek reislere
sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar.
Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da
an’anelerine olan merbutiyetten (bağlılıktan), ahlaklarının
salâbetinden (kuvvetinden) gelmektedir.


Türkler’de
evvela itaat duygusunu kırmak ve manevî rabıtalarını (bağlarını)
kesretmek (parçalamak), dinî metanetlerini zaafa uğratmak icap eder.
Bunun da en kısa yolu, an’ânât-ı milliye ve mâneviyelerine uymayan
haricî fikirler ve hareketlere onları alıştırmaktır.


Türkler,
haricî muaveneti (dış yardımı) reddederler, haysiyet hisleri buna
manidir. Velev ki, muvakkat bir zaman için zahirî kuvvet ve kudret
verse de, Türkler’i harici muavenete alıştırmalıdır. Maneviyatları
sarsıldığı gün, Türkler’i kendilerinden şeklen çok kuvvetli, kalabalık
ve zahiren hâkim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kudretleri
sarsılacak ve maddî vasıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün
olabilecektir. Bu sebeple, Osmanlı Devleti’ni tasfiye için, mücerred
olarak harp meydanındaki zaferler kâfi değildir. Ve hatta sadece bu
yolda yürümek Türkler’in haysiyet ve vakarını tahrik edeceğinden,
hakikatlere nüfuz edebilmelerine sebep olabilir.
Yapılacak olan, Türkler’e bir şey hissettirmeden bünyelerindeki bu tahribi tamamlamaktır!”



Fener Rum Patrikhanesi’nin açtığı okullardan birisi olan İkonomos Akademisinin, Ada Belediye Başkanı tarafından ele geçirilen [size=14]1884 yılı
ders müfredatında asagidaki gizli noktalarin yer aldigi Prof. Dr. Ahmet Akgündüz tarafindan aktariliyor:

1) Türkler ezeli bir düşman olarak Rumlara tanıtılacak.
2) Türklerin en küçük hataları büyütülerek Avrupa’ya duyurulacak ve uygar dünya Türklere düşman edilecek.
3)
Türkler ekonomik bakımdan çökertilecek. Bu amaçla zengin Türkler sakat
ticaret yollarına götürülecek, bol faizli krediler açılacak, ağır
şartlarla rehin kabul edilecek.
4) Türklerin ahlak, milliyet, din ve
gelenekleri dejenere edilecek. Bu amaçla küfürler öğretilecek ve bu
küfürlerin Türkler arasında yayılmasına çalışılacak. Türkler ziyana ve
diğer ahlaksızlıklara teşvik edilecek. Türk gençleri arasında
kabadayılık ruhu aşılanarak sevgi ve saygı bağlılıkları kırılacak.
Aralarına ikilik sokulacak. Argoya benzer bir küfür dili Türkler
arasında yayılarak milli dil ve duyguları bozulacak. Zengin Rum tüccar
ve esnafı Türk hocalara bol hediye ve veresiye vererek onları elde
edecek. Hocalar içkiye alıştırılacak. Her türlü uydurma inanışlarla
dini inançları saptırılacak. Onlara yalan yanlış olaylar anlatılıp,
Türk halkı ile hocaların arası açılacak.
5) Türk hükümranlığı baltalanacak. Bu iş yavaş yavaş geliştirilip, Bizans yeniden kurulacak.
6)
Türk halkı arasında sürekli olarak anlaşmazlık tohumları ekilecek.
Ayaklanmalar düzenlenip zamanında aradan çekilerek Türkler arasında
kardeş kanı akıtılacak. Komiteler kurulup Türk köyleri basılacak.
7)
Bir savaş sırasında Türk halkını sefalete götürecek her yola
başvurulacak. Türk topraklarındaki en önemli gıda maddeleri, halkın
elinden hızla ve gizlice toplanıp adalara gönderilecek. Buradan komşu
ülkelere satılacak. Rum tüccarların uğradığı zarar milli bankalar
tarafından para olarak ödenecek.
8- Doktor ve eczacı Rumlar,
hastaları özellikle kimsesiz hastaları gizlice zehirleyip öldürecek.
Kör, sağır, sakat edecek. Saf dışı bırakmaya çalışacak.
9) Tarım
politikasında Türk çiftçisi ağır faizlerle toprağından mahrum edilecek.
Borçların kolayca çoğalması sağlanacak. Böylece Türkler ellerindeki
toprakları Rum tüccarlara satmak zorunda kalacaklar
.
10)
Yüksek rütbeli devlet memurları rüşvet, ziyafet ve hatta kadın
ikramları ile Etniki Eterya’nın emrine alınacak. Ancak bu işler tamamen
okuldan yetişmiş papazların talimatına ve okulun tayin edeceği
kişilerle bunların vereceği direktiflere göre uygulanacak.
11)
Fırsat çıktıkça özellikle resmi binalarda yangın çıkarılacak., ölümlü
kazalar yaratılacak, savaş gemilerine yangın ve yaralar açılacak.
12)
Bir ileri karakol ve gözetleme yeri olan manastırlardaki istekleri
hemen yapılacak., verecekleri mektuplar kendi işlerinden önce yerine
götürülüp teslim edilecek.
13) Bütün Rum ustaları kesinlikle Türk
çırakları kullanmayacaktır. Politik düşüncelerle bir Türk çırak almak
gerekirse Rum usta, Türk çırağı bir hizmetçi gibi kullanacaktır.
14)
Bütün bu kurallar gizli olarak yapılacak, kurallara uymayanlar hemen
aforoz edilecek, kredileri kesilecek ve Rum toplumu arasından
kovulacaktır.




Kaynak: Prof. Dr. Ahmet Akgündüz “Sorularla Osmanlı”


B . T . İ . O . Y . O
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://btioyo.eniyiforum.net
 
Kin Kapısı ve İki Patriğin İdamı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BTİOYO Forumu :: BTİOYO-TÜRKİYE :: Türlük ve Türk Tarihi-
Buraya geçin: