BTİOYO Forumu


Efsane BTİOYO'nun en yeni ve en iyi forum sitesi!!!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bilinmeyenler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Volkan
Sponsor
Sponsor
avatar

Mesaj Sayısı : 215
Rep Gücü : 5502
Kayıt tarihi : 29/10/09
Yaş : 33
Nerden : Oradan Buradan Şuradan Heryerde BTİOYO

MesajKonu: Bilinmeyenler...   Ptsi Kas. 09, 2009 9:56 am

89 Kiloluk Yayınbalığı

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


122
cm boyunda, 38 kilo ağırlığında olan 11 yaşındaki Jessica Wanstall,
kendi ağırlığının iki katından da fazla olan 89 kiloluk yayın balığını
oltayla yakaladı.

İspanya'daki Ebro Nehri kıyısında ailesiyle
tatil yapan Jessica, tuttuğu balıkla rekor kırdı. Oltaya yakalanan
canavarı çekmesi için babasından da yardım alan küçük kız, 20 dakika
boyunca avıyla mücade ettikten sonra kıyıya çekebildi.

'Fotoğrafları
gördükten sonra ne kadar büyük olduğunu ayırt edebildim, yanında
minicik duruyordum' diyen Jessica, 49 yaşındaki babasının yardımı
olmasa balığı çekemeyeceğini de belirtti.

16 yaşın altında
olduğu halde, sadece olta kullanarak en büyük nehir balığını yakaladığı
için, Balıkçılar Birliği'nin rekorunu kıran Jessica, daha önce Nil
Nehri'nde yakalanmış olan 55 kiloluk yayın balığı rekorunu da egale
etti.


Nabucco Projesi Gerçekmi Oluyor?

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Yılda 31 milyar metreküp gaz ülkemizden geçerken, kışın ayazda kalabiliriz. İşte "zafer" diye sunulan Nabucco gerçekleri...

AB'nin
enerji ihtiyacı için planlanan Nabucco'da ilk imzalar atıldı. Türkiye
asrın fiyaskosuna dönüşen BTC'den sonra Nabucco'dan da herhangi bir
fayda görmeyecek. Aksine bölgede kaynak savaşlarında eli zayıflarken,
siyasi ve ekonomik bağımlılığı daha da artacak. Üstelik yılda 31 milyar
metreküp gaz ülkemizden geçerken, kışın ayazda kalabiliriz. İşte
"zafer" diye sunulan Nabucco anlaşmasının gerçekleri...

Hazar
ve Orta Asya doğal gazının AB ülkelerine taşınması için planlanan
Nabucco'da hükümetlerarası anlaşma için imza töreni dün
gerçekleştirildi.

İmza töreninde anlaşmayı Gürcistan
Cumhurbaşkanı Mikheil Saakashvili, Romanya Başbakan Emil Boc, Avusturya
Başbakanı Werner Faymann, Bulgaristan Başbakanı Sergei Stanishev,
Macaristan Başbakanı Gordon Bajnai imzaladı. Törende Irak Başbakanı
Nuri El-Maliki, ABD'nin Avrasya Enerji Özel Temsilcisi Büyükelçi
Richard Morningstar, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso,
Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natık Aliyev, Almanya Federal
Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı Devlet Sekreteri Jochen Homann ve Mısır
Petrol Bakanı Emin Fehmi de bulundu.

Daha önce törene katılacağı
açıklanan Türkmenistan'dan herhangi bir yetkilinin törende olmaması ise
dikkat çekti. Türkmenistan'ın ismi, projenin en önemli gaz tedarikçisi
olarak geçiyordu.

AB'nin doğal gazda Rusya'ya bağımlılığını
azaltmak amacıyla hazırladığı projede, dün atılan ilk imzalara rağmen
ciddi belirsizlikler bulunuyor. Projeye destek veren ABD ile birlikte
AB'nin Orta Asya ve Kafkaslarda etkisini artıramadığı takdirde projenin
tamamlanmasının yıllar alabileceği düşünülüyor.

Öte yandan boru
hattının üçte ikisi ülkemizden geçecek olmasına rağmen Türkiye projeden
hiçbir yarar sağlayamayacak. Enerjide bağımlı olduğumuz, Rusya ve İran
ile enerji konusunda papaz olmamız ise içten bile değil. Bu iki ülkeden
Rusya, proje ile bypas ediliyor, İran ise projeden dışlanıyor.

Boru hattına gaz nereden gelecek?
Asrın
projesi olarak lanse edilen Nabucco'da taşınacak gazın nereden temin
edileceği konusundaki belirsizlik devam ediyor. Bugüne kadar, boru
hattı için herhangi bir doğal gaz tedarik anlaşması yapılmış değil.

Asıl
olarak Hazar havzası ve Orta Asya doğal gazını Avrupa'ya taşımayı
amaçlayan Nabucco'ya, bu bölgedeki ülkeler Rusya'nın bu ülkeler
üzerindeki nüfuzu nedeniyle dahil edilemiyor. Yürütülen sıkı
diplomasiye karşın Türki Cumhuriyetlerden yalnızca Azerbaycan
Nabucco'ya gaz vermeye yakın. Ancak, Azerbaycan'ın yıllık doğal gaz
üretim hacmi düşünüldüğünde, Azerbaycan "canla başla" bu projeye gaz
üretse bile hat tam kapasiteye ulaşamayacak. Azerilerin yıllık gaz
üretimi 14,7 milyar metreküp düzeyinde. Nabucco'nun "ekonomik"
olabilmesi için yıllık 31 milyar metreküplük doğal gaza ihtiyaç var.

Türkmenistan'ın
Nabucco'ya gaz satabileceklerini söylemesi de beklenen haber olamadı.
AB'li yetkililer Türkmenistan'ın yaptığı açıklamalara ihtiyatla
yaklaşan bir pozisyon aldılar. Türkmenistan'ın umut veren
açıklamalarının bu ülkenin Rus devlet şirketi Gazprom ile Rusya'ya
satacağı gaz fiyatının belirleneceği günlerde yapılması ise herşeyi
açıklıyor. Rusya ile fiyat pazarlığında elini güçlendirmeye çalışan
Türkmenler, fiyat yükseltmeye çalışıyorlardı. Zaten, Türkmenistan'ın
Rusya, Çin ve İran ile yapılmış büyük doğal gaz anlaşmaları bulunuyor.
Önümüzdeki yıllarda gaz ihracatının yönü bu ülkelere doğru olacak.

Irak
Devlet Başkanı'nın seremoniye katılımı, törenin sürprizi olarak
değerlendirildi. Keza, Irak Nabucco'nun olası gaz tedarikçilerinden
biri olarak konuşuluyor. Kısa vadede Irak'ın Nabucco'ya gaz vermesi
imkansız. Irak'ın tüm yılda ürettiği doğal gazın hacmi, hattın
kapasitesinin ancak onda birine ulaşıyor.

Boru hattına gaz
verebileceği belirtilen diğer bir ülke ise Kuzey Afrika ülkesi Mısır.
Mısır'ın hem coğrafi konumu hem de bu ülkenin orta vadedeki gaz
ihtiyacı, güçlü bir alternatif olmasını engelliyor. Projeksiyonlara
göre, Mısır'ın önümüzdeki yıllarda doğal gazda ithalatçı duruma düşecek
olması soru işaretleri yaratıyor.

Ayrıca ABD ile AB, yılda 116
milyar metreküp doğal gaz üreten İran'ı projenin dışında tutmaya
çalışmaları, boru hattının baştan ölü doğmasına neden olabilir. İran'ın
"hizaya getirilmesi" bu nedenle, AB ve ABD'ye sadece siyasi değil
ekonomik bir yarar da sağlayacak.

Finansmanda da belirsizlikler var
Toplam
uzunluğu 3300 km'ye ulaşan Nabucco için hesaplanan maliyet 7,9 milyar
avro düzeyinde. Proje maliyetinin yüzde 30'u konsorsiyuma dahil olan
kamu şirketleri tarafından karşılanacak. Kalan kısım için ise finansman
kaynağı arayışı devam ediyor. Bugüne kadar Avrupa Yatırım Bankası,
projeye 2 milyar avro kredi açabileceğini duyurdu. Bunun dışında
maliyetin nasıl karşılanacağı konusunda herhangi bir kesinlik yok.
Maliyetin kamu şirketlerine kalan kısmı için de, kredi arayışına
girilmesi bekleniyor.

Ancak projenin maliyetine de yansıyan asıl
belirsizlik, boru hattının kaynak ülke veya ülkelerinin
belirsizliğinden kaynaklanıyor. Çünkü boru hattı, kaynak ülkeye
uzatılmak durumunda. Bu takdirde maliyet de artacak.

Bağımlılık borularla artıyor
İmza
töreninde Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin gaz alt yapısının
AB'ninki ile birleşeceğini belirterek enerji konusunda karşılıklı
dayanışma içerisinde olacaklarını söyledi. Fakat AB, tüm resmi
belgelerinde projede AB ülkelerinin enerjide arz güvenliğini sağlama
amacı ile hareket ettiklerini belirtiyor. Aynı belgelerde Türkiye'ye de
yalnızca "transit" ülke tanımlaması yapılıyor. Herhangi bir "stratejik
ortaklık"tan bahsedilmiyor.

AKP kurmaylarının, Nabucco'yu
Türkiye'nin stratejik önemini artıran bir proje olarak tanımlamalarının
AB nezdinde herhangi bir karşılığı bulunmuyor. Enerji Bakanı Taner
Yıldız'ın, "Nabucco projesi AB ile aramızda yalnızca bir enerji
köprüsü, yalnızca bir boru hattı olmadığını, aynı zamanda karşılıklı
bağımlılığı vurgulayan ve stratejik ortaklığın altını kalın çizgilerle
çizen ve aynı zamanda beraber iş yapılabileceğinin somut bir göstergesi
oldu" açıklaması da aynı körlüğe işaret ediyor.

Türkiye ayazda kalabilir!
Tam
kapasiteye ulaştığında yıllık 31 milyon metreküp doğal gaz taşıyacak
boru hattının sağlayacağı ekonomik faydanın ne olacağı da hala
bilinmiyor. Türkiye'nin ciddi bir vergi geliri elde edeceği açıklansa
da, anlaşma metni yayınlanmadan bu tür açıklamalara itibar edilmemesi
gerekiyor. Çünkü, birkaç ay öncesine kadar hattın vergi gelirinin son
ülke Avusturya'ya akacağı belirtiliyordu.

Diğer yandan doğal gaz
ihtiyacının yüzde 60'ını Rusya'dan karşılayan Türkiye'nin, Rusya'yı
bypas etmeyi amaçlayan bu projeye desteği nedeniyle bu ülke ile gaz
pazarlıklarında da eli zayıfladı. Projenin dışarıda bıraktığı Rusya ve
İran Türkiye'nin en büyük doğal gaz tedarikçileri.

Enerji
Bakanının daha önce yaptığı açıklamalara göre, boru hattı çift taraflı
akışa imkan verecek biçimde yapılacak ve Türkiye talep ettiği takdirde
projede yer alan ülkelerin depolarından gaz alabilecek. Ancak, doğal
gaz ihtiyacının neredeyse tamamını ithal eden AB'nin, kış aylarında
depolarındaki gazı Türkiye'ye satmaya yanaşmayacağı açık.

Türkiye'nin
boru hattından geçen gazın yüzde 15'ini satın alma imtiyazı verilmesi
talebi ise kabul edilmedi. Yaklaşık 2000 km'si ülkemizden geçecek olan
boru hattından Türkiye yararlanamayacağı gibi, ek doğal gaz ihtiyacı
nedeniyle Rusya ve İran'ın kapısını çaldığımız takdirde Türkiye bu
ülkeler tarafından yüksek fiyatlarla cezalandırılabilir.

AB nire K. Irak nire?
Nabucco'nun
AB'ye gaz taşıyabilmesi için kaynak ülke sorununu çözmesi gerekiyor.
Rusya'nın nüfuzu bölgede geriletilemedeği ve İran "hizaya
getirilemediği" takdirde, uzun vadeli olarak Nabucco'yu besleyebilecek
tek kaynak Irak doğal gazı gibi görünüyor. Ancak zengin rezervlere
karşın Irak'ta henüz saha ve kuyular geliştirilememiş durumda.

Doğal
gaz sahalarının geliştirilmesi ve ekonomik hale getirilmesi için Irak
merkezi hükümeti hazırlıklarını hızlandırdı. Ancak, K. Irak Bölgesel
Yönetimi (KIBY) bu konuda merkezi hükümetten daha hızlı davranarak bir
dizi ihaleyi sonuçlandırdı. Bu adımlar, KIBY ile merkezi hükümet
arasında ciddi bir gerilime neden oluyor.

Aynı dönemde Türkiyeli
sermaye gruplarının ve AB'nin K. Irak'a ilgisinin arttığı da
gözleniyor. Aynı doğrultuda, Irak'ın geleceği ve K. Irak'ın durumu da
yoğun bir şekilde tartışılıyor. Hatırlanacağı gibi son olarak K.
Irak'ın Türkiye'ye bağlanması fikri tartışma konusu olmuştu. AB'nin K.
Irak doğal gazının Avrupaya taşınmasını garantileyecek her tür
gelişmeye sıcak bakacağı düşünülüyor. Türkiye'nin bu bölgede nüfuzunun
artmasının ise uzun süredir Ortadoğu'da etkin bir güç olamayan AB'ye
Türkiye ve enerji bağlantısı üzerinden bu coğrafyaya dönme olanağı
sunacağı da belirtiliyor.

Tıpkı BTC gibi Nabucco boru hattının
da beraberinde sınırların yeniden çizilmesi senaryolarının gündeme
geleceği bir dizi tartışmayı tetiklemesi bekleniyor.



10 Milyon Yıllık Kuş Fosili Bulundu !

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Peru’da
10 milyon yıllık dev kuş fosili bulundu. Güney Amerika’da Peru’nun
kurak güney kesimindeki önemli buluş hakkında bilgi veren Kuzey
Carolina Devlet Üniversitesi’nden paleontolog Dan Kepska, 6 metre kanat
açıklığına sahip büyük kuşun kafatasının bugüne dek bulunanlar arasında
en mükemmel durumda olduğunu söyledi.

Peru Doğa Tarihi Müzesi
Omurgalılar Bölümü’nün başkanı paleontolog Rodolfo Salas,
“pelagornithid” sınıfından bu kuşun soyunun 3 milyon yıl önce
tükendiğini anlattı.

Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi omurgalılar
bölümü müdürü Ken Camlpbell de, bu soyları tükenen esrarengiz kuşların
insanın dünyada hızlı gelişiminden önce yok olduklarını belirtti. Taşıl
bilimcilerin bazıları, üçüncü jeolojik zamanın “son demlerinde” yok
olan bu dev kuşların pelikanların hatta sümsük kuşlarının akrabası
olabileceğini belirtti.

Türkçe sitelerde 10 milyon yıllık kuş
fosili bulunduğu söylenmekteyse de aslında bulunan parçalar dev bir
kuşa ait olduğu düşünülen bir parça baş ve iki adet üzerinde keskin
dişler bulunan çene kemiğinden ibarettir.


Karadeniz'de Petrol

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Türkiye
Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürü Mehmet Uysal, Türkiye'nin
petrol ve doğal gaz ithal etmeyen bir ülke olacağını açıkladı.

Uysal,
aralarında genel müdür yardımcıları, daire başkanları ile bölge
müdürlerinin bulunduğu bir ekiple saha ve kuyularda incelemelerde
bulunduktan sonra Kristal Park Tesisleri'nde düzenlenen koordinasyon
toplantısına katıldı.

Uysal, toplantıda yaptığı konuşmada, çok
hızlı bir şekilde davranılması halinde 2018-2019'da Karadeniz'de
üretime başlanabileceğini söyledi.

Türkiye'nin ihracatının 130
milyar doları aştığını, sanayiciye destek verilmesi halinde bu rakamın
daha da artacağını, sanayiciye destek vermede en büyük görevlerden
birinin de TPAO'ya düştüğünü belirten Uysal, ''Sanayicimize,
ihracatçımıza bu konuda destek olabilirsek ki olabileceğimiz en büyük
destek kullandığı enerji fiyatlarını azaltmaktır. Eğer sanayicimiz ucuz
enerji kullanabilirse 130 milyar dolarlık ihracat kapasitesinin çok
daha fazla olacağını biliyoruz.

İhracatçımıza ucuz enerjiyi nasıl temin edeceğiz. Burada büyük görevlerden biride TPAO'ya düşüyor'' şeklinde konuştu.

Uysal, TPAO'nun hedeflerine de değinerek şöyle konuştu:

''2023
yılında Türkiye petrol ve doğal gaz ithal etmeyen bir ülke olacak. Bunu
neden söylüyoruz, Karadeniz'de uzun yıllar yaptığımız çalışmalar,
Akçakoca 1-2 kuyularının açılması, daha sonra yaptığımız sismikler,
Akçakoca'daki diğer üretim ve platformlar... Hepsi toplandığında
yaklaşık 4 milyar dolarlık bir yatırım söz konusu. Ve buradan elde
ettiğimiz bilgiler bizlere gösteriyor ki 10 milyar varil üretilebilir
petrol potansiyeli ve 3 trilyon metre küp doğal gaz mevcuttur. Tabii ki
bunun ispatlanması gerekir.
İspatlanması için de sondaj yapılması
lazım. Karadeniz'de artık geri dönülmez bir yola girdik. 3 yıl boyunca
Karadeniz'de tespit edilen bütün noktalar delinecek, içinde ne var ne
yok hep birlikte göreceğiz. İnşallah beklentilerimiz yerini bulur. Ve
Karadeniz deki bu potansiyeli ispatlayabiliriz. Bunun ispatlanması
halinde üretim pozisyonunun başlanması 7-8 yılda olacaktır. Çok hızlı
bir şekilde davranılması halinde 2018-2019'da Karadeniz'de ilk
üretimler başlayacaktır. 2023'te ise bu üretimler maksimum düzey
çıkarıldığı zaman Türkiye petrol ithal etmeyen bir ülke haline
gelecek.''


Kuraklığa Türk Tozuyla Çözüm

[Resimleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]


Tozun
sulamada devrim niteliğinde bir buluş olduğu iddia ediliyor. Patenti
alınan Türk tozu, sulamada yüzde 90 oranında su tasarrufu sağlıyor…

Tarım
üzerine arge çalışmaları yapan Ecotech firması, yüzde 90 su tasarrufu
sağlayan toz geliştirip patentini aldı. Mersin Tarsus merkezli Ecotech
Genel Müdürü Halil Öztoprak , Çukurova Üniversitesi uzmanlarıyla
birlikte geliştirdikleri tozla çölde bile tarım yapılabileceğini
söyledi.

Öztoprak `a göre ürünü geleceğin vazgeçilmezi olacak:
“Yeryüzündeki içme sularının yüzde 80`i tarımda kullanılıyor. Bunun
yüzde 90`ı yeraltına inip kayboluyor. Yüzde 3 kadarı buharlaşıp havaya
karışıyor. 100 litre suyun üç-beş litresi bitkiye faydalı. Bizim
yaptığımız bu kaçışı engellemek. Eskiden 100 litre su kullanılırsa,
tozla 10 litre su kullanmak yeterli. Bunu da yüzde yüz doğal malzemeyle
yaptık. Ürünün muadili ABD `de de var ama kimyasal içeriğinden dolayı
tercih edilmiyor üstelik pahalı.”

`Saksıya 1 gram koy, bir ay tatile çık`

Peki
bir tür sünger görevi yapan selüloz esaslı bu toz nasıl kullanılıyor?
Öztoprak `a göre kullanım basit: “Bitki köküne 5-10 gram, ağaçlara 100,
fidanlara 50 gram dökülüyor. Tarımın her alanında kulanılıyor. Bin
metrekare buğday tarlası için üç beş kilogram kullanmak yeterli. Dört
yıl boyunca etkili. İthal ürünün fiyatı 40 avroyken bizim patentini
aldığmız ürünün kilogramı 10 avro. Mersin Tarım Fuarı `nda ilk kez
tanıtıma başladık. Büyük ilgi gördü. Türkmenistan `ın başkenti Aşkabat
`ta çim yetiştirdik. Bu yöntemle çölde de tarım yapılır ancak
verimlilik daha az olur. Suudi Arabistan `da bir üniversite de
kullanılacak. Önümüzdeki ay Dubai `de tanıtımını yapacağız.
kullananların tepkisi çok olumlu. Örneğin salatalıklar çoşmuş .”

Ar
-ge çalışmaları Çukurova Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü`nden
Yrd . Doç . Dr. Cumali Karaman tarafından yürütülen çalışmada, peyzaj
ve ziraat mühendislerinin de destek alınmış.

`Ecosorb` için 10
yıldır çalıştığını anlatan Karaman , ürünün tarlalarda da tatile
giderken evlerdeki saksılarda da kullanılabileceğini anlattı:

“Ürünün
temel prensibi bitkinin kök bölgesini nemli tutmak. Ayrıca tutulan
suyun bitki tarafından alınabilecek formda olması da önemli. Bu
materyali bitkinin kök bölgesine konmuş bir sünger olarak
düşünebiliriz. Suyu bünyesine tutup şişiyo. Bitki suyu kullandıkça
bözülüyor ve bunu defalarca tekrarlıyor. Bu ürünün dünyada benzerleri,
örneğin ABD `de de üç muadili var. Biz farklı olalarak bitkisel orjinli
selülozdan üretiyoruz. Ürünün ömrü mikroorganizma faaliyetine bağlı
olarak iki ila beş yıl. Küresel ısınmada daha az su ile bitkisel üretim
yapma olanağı sağlaması açısından son derece önemli. Üç dört günde bir
sulanan bahçe 10-15 günde bir sulanabilir. Her gün sulanan çimler sekiz
- 15 günde bir sulanıyor. Evdeki saksılara 1 gram koyarak tatile rahat
çıkılabilir. Bunu damla sulama yapılan alanlarda da kullanarak daha az
su tüketimini sağlarız.”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bilinmeyenler...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BTİOYO Forumu :: Kültür ve Sanat :: Genel Kültür-
Buraya geçin: